Skip to content

December 9, 2010

Dar Alanda Kısa Paslaşmalar

dar-alanda-kisa-paslasmalar
Filmin adını ilk duyduğum zamanlardan beri ilgimi çekmiştir ama izlemek ancak bugüne nasip oldu. Bir ara adinin neden dar alanda uzun paslaşmalar değil de kısa paslaşmalar olduğunu düşünmüştüm, çünkü dar alanda yapılan paslaşmalar doğal olarak kısa olmuş oluyordu, eğer filmin ismi konacaksa uzun paslaşmalar denerek bir tezat durumu ortaya koyman daha mantıklı gibi geliyordu. Neyse ki izledim ve film boyunca dar alanda yapılan kısa paslaşmaları bulmaya çalıştım ve sürekli filmin adını hatırıma getirdim ki varsa bir olayı kaçırmayayım. Basit hikayelerle başlayıp yine basit hikayelerle biten bir film olması aslında filmin adının verdiği anlamı yavaş yavaş ortaya çıkarıyordu çünkü çok olağan hikayeleri basit bir şekilde işleyerek mesajını vermeye çalışıyordu, filmin adının buradan geldiğini düşünüyorum. Tabi film boyunca hakim olan futbol ve futbolla ilgili olup da aslında hayata dair onca sözün de filmin isminde mutlaka katkısı vardır.

Futbolla hayatı sürekli birbirine benzetiyordu. “Futbolda olduğu gibi hayatta da mücadele vardır”, “Hayat futbola fena halde benzer…” gibi sözler de bunu destekliyordu. Filmdeki olayların basitliği ve olağan gidişatları film bittikten sonra, normalde çok sevilen filmlerin yaptığı gibi derin bir etki bırakmasını engelliyor ve o yüzden sanki çok da önemli bir film değilmiş gibi gelmesine sebep oluyordu; oysa basit olaylardan yansıtılan ciddi mevzular da yok değildi. Örneğin Serkan( Rafet El Roman)’in şampiyonluk maçında bilerek iyi oynamaması ilk basta akıllara rüşvet aldığını getirse de aslında ne kadar da ileri görüşlü olduğunu şampiyon olduktan sonra giydiği sarı beyaz formalardan anlıyoruz. Fırının sırf zengin bir adamın dilediğinin olmaması yüzünden yıktırılması, paranın o zamanki yaptırım gücünden bugüne hiç bir değer kaybetmediğini görüyoruz çünkü ayni durum eminim ki su anda Türkiye’nin bir yerlerinde gerçekleşiyordur. Suat’ın (Erkan Can) trajikomik gönül hikayesine gelince, filmin mizah anlayışına hayran kalmamak elden değil. Dramın içerisine komediyi o kadar başarılı bir şekilde sokmuşlar ki, filmi düşününce aslında üzülmek gerektiği yerde kahkahalar atiğinizi fark ediyorsunuz. Hacı hakkında en sonda verilen bilgiyi, taslar içerisinde saklanan ve kapı altından atılan mektupların akıbetini öğrenince yine üzülmek yerine gülüyorsunuz.

Filmin eksik yanlarından bahsetmek gerekirse; beni çok rahatsız eden bir durum vardı: maçlarda sanki esnafspor sürekli gol yemesine ve yenilmesine karsın en sonda şampiyonluk maçına çıkıyor ve sürekli gol yediler diye üzdüklerini görmemize rağmen sonda bir bakıyoruz şampiyon olmuşlar, garip! Bir de Hacı ile Aynur’un arasından ne geçmiş neler olmuş bitmiş hiç bir bilgi verilmiyor. Bir bakıyoruz birbirlerini severken bir anda biri diğerini kovuyor ve kusuyorlar, sonra bir bakıyoruz ziyarete gelmiş ve evlenme teklifi etmiş. Bir çok hikayeyi ayni anda vermenin dezavantajını görmüşler diyebiliriz çünkü bu hikaye çok havada kalmış.

Oyunculuğa gelince her ne kadar Müjde Ar (Aynur) , Savaş Dinçel (Hacı) arasındaki hikaye havada kalmış olsa da çok iyi bir performans görüyoruz. Ara ara ama art arda söylenen özlü sözler filmin geneline ters düşüyordu ve filmin temposunu azaltarak filmin seyrinin değişmesine sebep oluyordu. Bir anda neler oluyor havası estiriyor ve su an ciddi mi olmam lazım, kendimi hangi moda sokmalıyım diye düşündürüyordu. Her ne kadar hayat dersi veriyor gibi gözükse de aslında özlü sözler Hacı ile Suat’ın gönül islerinde olan benzerliğin daha acık bir şekilde ifadesi için söyleniyorlardı. İkisinin de kafasında uyumadan önce bir bayanın adi geçiyordu ve ikisinin de hayatında bir kadından ret yemişlik vardı, bu bağlamda öyküleri birbirine bağlayayım derken film boyunca öykülere eşit ağırlık verilmemesi belki de filmin mesajını tam olarak anlamayı engelliyordu.
Ancak filmin genel itibariyle çok gerçekçi öykülerden çıkıp iyi oyunculuk performansı ile donatılması güzel yönlerinin daha fazla ön plana çıkmasını sağladı diyebiliriz.

Read more from Sinema

Leave a Reply