Skip to content

December 9, 2010

Sezen Aksu – Ünzile

Sezen Aksu’nun 1986 yılında Git adlı albümde sözleri Aysel Gürel’e müziği Onno Tunç’a ait olan dönemin kadınlarını özetle anlatan vurucu şarkı. Sözleri şu şekildedir:

Ünzile
Ünzile insan dölü
On kardeş beşi ölü
Büyüdükçe un ufak
Ve gelir de görücüİnci gibi dişi
Görücü bilir işi
Söğüdüm ağlar gider
Olur hatun kişiVarmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk, hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile

Yağmuru kim döküyor
Ünzile kaç koyun ediyor
Dayaktan uslanalı
Hiçbir şey sormuyor

Korkar durur gitmez
Köyün en son çitine
İnanır o sınırda
Dünyanın bittiğine

Ünzile insan dölü
Bilinmezlere gebe
Sırların mihnetini
Yükleyip de beline

Varmadan sekizine
Ergin oldu Ünzile
Hem çocuk, hem de kadın
On ikisinde ana
Bir gül gibi al ve narin
Bir su gibi saydam ve sakin
Susar kadın Ünzile…

Bundan 23 sene önce yazılıp bestelenmesine rağmen hala sıcaklığını koruması sizde de utanma hissi uyandırıyor mu? Yılların 10 yıl önce silmesi gerekn bir lekeyi hala taşıyor olmamız çok utanç verici bence.

Buradan dinleyebilirsiniz : http://www.youtube.com/watch?v=LCkCpHu7H88

Ayrıca Güldünya albümünde Şebnem Ferah yorumlamıştır ama bu şarkıdaki yorumunu hiç ama hiç beğenmemişimdir ve sonuna kadar 1 ya da 2 sefer dinlemişimdir. Fakat anlamını değiştirmez bu.

ekşi sözlük’te beğendiğim entry leri de buraya yapıştırıyorum :

“aysel gürel‘in bir köyde rastlayıp adına söz yazdığı kızdır. şarkı sezen aksu‘nun git albümünde yer alır…”

“insan dölü. insan degil mal, evlat degil döl. tarlaya irgat, kahve kö$elerinde biyik büren adamlara avrat. üre üreyebildigin kadar…”

“şebnam ferah‘ın ünzile yorumu dakika itibariyle kulaklarıma dökülmeye başladığında uzun, çok uzun yıllar boyunca dilimizde “kaçkoyun etmek” nam bir fiilin varlığını vehmettiğimi anmamam mümkün olmadı. “yağmuru kim döküyor, ünzile kaçkoyun ediyor” diye yakarmaktaydı zira sezen en karanlık, en ciddi sesiyle ve ben sanmıştım ki “yağmurda koyunlar gibi kaçışmak” demektir kaçkoyun etmek…

bir kadının değerinin koyun cinsinden ölçülebileceği ihtimaline yabancı, şarkının/aysel gürel‘in çizdiği toplumsal-gerçekçi tabloya vakıf olmanın fersahlarca uzağındaki küçük zihnim ilk anda açıklayamadığı bu söz öbeğine kısa sürede aklına en yatan anlamı bulup yapıştırıvermiş ve bir daha da geri dönmemişti. yağmur yağıyor, dayaktan us(l)anmış, hiçbir şey sormayan ünzile çaresizce kaçkoyun ediyordu. başka ne olacaktı?

“kaçkoyun etmek” hala öylesine hakiki, öylesine diri, öylesine kök salmış bir mana ki zihnimin koridorlarında; bugün, dizenin gerçek anlamının tüm ağırlığıyla bilincindeyken dahi, o nakaratı her duyduğumda şuurumun şimşek hızlı çağrışımlarının ünzile’yi yağmurdan kaçıştırmasına engel olamıyorum. ve ben çocukluğum damgalı tüm yanlış anlamalarımı, tekmil bönlük hatıralarımı senelerdir sözlüğe taşıyor, taşıyor; hayrettir, tüketemiyorum.”

Read more from Müzik

Leave a Reply