Skip to content

January 18, 2011

4

Babamı öldürdüm (I killed my papa)

I killed my motherXavier Dolan’ın 2009’da çektiği Annemi Öldürdüm (I Killed My Mother) filmini duymuşsunuzdur, Cannes Film festivalinde en çok konuşulan filmlerindendi. Genç yaştaki (19) bir adamdan hiçkimse bu kadar gerçek bir film beklemiyordu.

Filmle ilgili devam etmeyeceğim ama bu gönderiye isim verirken bana ilham kaynağı olduğu için kısaca bahsetmek istedim.

Hemen konuya girmek gerekirse babalarına aşık çocuklardan nefret ederim ve babaları gibi olmak için yarışan insanları gördükçe dünyaya aynısından ikinci insanın ne işe yarayacağını düşünür, o çocuklara karşı içten içe bir önyargı beslerim.

Bu durumu da en son bir siyasetçinin oğlunda gördüm ve nedense yazmaya değer buldum. Babanı aynen kopyalayacaksan onun yaptığu yanlışları da kopyalayacaksın demek oluyor (Bunu anlayabilmek için öncelikle çocuğun, babasının da hata yapabileceğini kabul etmesi lazım tabi). Onun dışında her zaman nesil farkından dolayı algı farklılığı, muhakeme ayırımları olacaktır, fiziksel özelliklerden bahsetmiyorum bile. Düşünsenize bir çocuk kalabalık bir ortama giriyor ve herkese “Selamün Aleyküm muhterem biraderler, evvela gününüzün mesut geçmesini temenni ederim” diye  selam veriyor :S. Ben çok garipser ve içimden yadırgardım bu yaşlı çocucğu. Anlatmaya çalıştığım durumun bir boyutunda bu var. Diğer boyutunda ise tam olarak “Boynuz kulağı geçti” atasözünde bahsedilen durum söz konusu. Eğer çocuk, hayatı boyunca babasını taklit ederse bu atasözü hiçbir zaman vuku bulmayacaktır.

Örnek almanın veya babanın iyi özellikleri kapmanın elbette kötü bir tarafı olamaz; aksine, tanışılan her insandan  bile kesinlikle bir şeylerin kapılması gerekir. Fakat buradaki durum o kirli ezber psikolojisi.

Hatta bazen bende babama benzer özellikler farkediyorum. Güzel olsalar bile bir iğreti oluşuyor, hemen o özelliği terk edesim geliyor (sonunda terk etmiyorum tabiki :)).

İnsanlar böyle durumlarda korkmalı, kendilerinden şüphelenmelidirler.

4 Comments Post a comment
  1. Fatma Arık
    Jan 18 2011

    ben bu konuda sana katılmıyorum sevgili yazar. insanlar belirli yaşlara kadar sevdikleri insanların hatalarını göremezler ve aynı onlar gibi olmak isterler. bu insanın da anne babası olmasından daha doğal bir şey yoktur. hele ki anne babası başarılı çocuklarda bu oran daha yüksektir. ama tabiki de belirli bir yaşın üzerindeki bireylerde bu durum varsa muhtemelen bu bir kişil bozukluğudur. 🙂 bir çocuğun babasını moda moda kopyalama isteği ise sevgidir.

  2. Jan 18 2011

    Fatma Hanım eğer derdimi uzun uzadıya tüm ayrıntıları ile anlatmaya çalışırsam her gönderi 3 sayfa sürer. Yazıda da kısaca bahsettim, benim kastettiğim o “kirli ezber psikolojisi”. Bahsettiğiniz durumun aksi düşünülemez zaten çünkü çocuk ilk başta ebeveynlerinden gördüğünü taklit eder.

  3. Onur_T
    Jan 19 2011

    “boynuz kulağı geçti” deyimi o kadar ukala ve aşşağılık bir laf ki, orjinal olanı taklit edip onun üstünden yükselen ezik ve kopya kişiler kendisini bu lafla tatmin etmeye çalışırlar. ama unuturlarki kulağı kulak yapan boyu değil işitmesidir, boynuz ise bir işe yaramayan kemik parçasından başkası değil, isterse yirmi metre olsun.

    • Jan 19 2011

      Sizin tepkiniz atasozunun anlamina sanirim fakat atasozlerinin ifade ettikleri anlamlar bir sozlukten okunabilecek kadar (neredeyse nesnel) bellidirler.

Leave a Reply