Skip to content

Posts from the “Sanat / Kültür” Category

17
Nov

A separation – Bir ayrılık (2010)

Bu aralar İran sineması, İran’daki yasam ilgimi çekmeye başladı. Komşumuz olmasına rağmen Tayland veya İsveç’le ilgili daha çok bilgim olduğunu söyleyebilirim. Belki de kapalı politikasından ve Avrupa ve Amerika ile ilişiklerinin kötü olmasından kaynaklanıyor ama o köklü İran kültüründen mahrum kaldığımız ortada.

Film fotokopi makinesinde bazı kimlik kartlarının kopyalaması ile açılıyor. Biri anlatsa çok hoşuma gitmeyebilirdi o sahne ama nedense bana çok şık geldi. Sonra anlıyoruz ki esler birbirinden boşanmak istiyor vs.

Hemen filmin senaryosunun ne kadar karmaşık ama bir o kadar sade oldugundan bahsetmek istiyorum. Sadeliği basit olaylar zincirinden geliyor, karmaşası ise bu basit olayların birbiri icine farklı köşelerden geçişmiş olmasından kaynaklanıyor. Bu anlaşılır karmasa film boyunca olaylara sebep olarak sucladigimiz gunah kecisinin değişmesine ve biz de bir önceki günah keçisi ile iliski kurmaya ve suçladığımız için de vicdan azabına sebep oluyor. Yani film boyunca, olaylar geliştikte sucu başka birine atıyor sonra pişman olup başka birini suçluyoruz. Bu ironiyi gözümüze soka soka yaptırıyor ve filmin en büyük basarılarından biri burada yatıyor. Nasıl oluyor da daha önceki tecrübelerimizden pişman olabileceğimizi bildigimiz halde sanki hiçbirşeyin farkında değilimisiz gibi aynı şiddette suçlamaya devam ediyor, edindigimiz datayı anında silebiliyoruz. İnsanın hep nisyan kökünden geldigi söylenir zaten, ona bir atıf gördüm sanki.

Read more

18
Oct

Nokta’nin hikayesi

Siyah noktayi siz de gorebiliyor musunuz

Siyah noktayi siz de gorebiliyor musunuz

Evren onceleri siyahmis, sonra buyuk bir parilti ila beyazlasmis, sonra tekrar kararmis. Bu karalti icerisinde kucucuk bir nokta varmis ve kendini karanlikta bir nokta olarak tanimlarmis. One gitmis, arkaya gitmis, saga gitmis, sola gitmis ve bakmis ki, karalti noktalardan olusuyormus. Aynaya bakinca kendini gormus ve biliyordu ki eger yukaridan bakabilme ozelligi olsaydi kendisini secemeyecekti cunku karismisti, birlesmisti, guclenmisti. Damarlarinda akan zifiri yokluk, caniyla birlesmis ve ayni suretin suyun ustunden ve icinden bakilan haline donusmustu, aslinda ayni cehreydi ama yukaridan hic, yerden can gibi gozukuyordu. Annenin bagri, sevgilinin teni, hayalin siddeti… sayiklar durmadan yok olurken kendinden, yeni bir organizmada var olmaya, karismaya, kana kana icmeye, haz almaya, olup dirilmeye! Artik evrenin rakami belirir ve nasil farketmemis soylenir: birlesmek, birikmek, birden bire, birisi, birer…

Read more

4
Sep

Çoğunluk

Çoğunluk
Çoğunluk (Çoğunluk)
2010
Yönetmen: Seren Yüce
Bartu Küçükçaglayan, Settar Tanrıöğen…

Oncelikle mizansenini cok begendim. Ayrintilarda en ufak bir atlama yok, her sey yerli yerinde ve olmasi gerektigi gibi. Zengin sayilabilecek bir aile ile iglili bir cok sosyolojik noktaya deginmis, problemlerden bahsetmis ve bunu cok guzel bir sekilde ifade etmis. Fakat bircok konudan bahsetmesi bazen izleyicinin dikkatini farkli yerlere kaydirabiliyor ve izledikten sonra verilen mesajlarin toparlanmasini engelleyebiliyior. Ayrica filmin adi Cogunluk nedense pek bir sey cagristirmiyor, zorlayinca Mertkan’in cogunluga uymasi olarak algilayabiliriz ama daha uygun bir isim bulunabilirdi. Read more

16
Aug

Bizantiyo diyarı Istanbul

Tren camından goz goze gelirken kendimle
Haydarpaşa uğurluyordu beni, boğaz suskun
Düşünürken bastığımda toprağına vereceğim filizleri
Giderken hatırlamıyordum, hafızam durgun Read more

24
Jul

Sezen Aksu – öptum -2

Bu albumu Sezen’in Kok’e gidisindeki son 10 sene icersinde cikardigi en bariz albumu olarak goruyorum. Zira artik hitap ettigi varlik sevgili degil Ask’in bizzat kendisidir. Bu baglamda Yıldırım Türker’in Sezen’in koke giden evriminde bir tas olarak görüyorum. Bütün şarkılarda kok’lesme varken bu adamın şarkıları hala bağrı yanık insanlardan bahsediyor. Oysa Sezen daha minimalist bir tavra bürünmüş, sevgiliyi bırakıp aska yönelmiş ve bundan sonra da Can a yonelecektir Mevlana’da olduğu gibi. Read more

5
Jun

Sezen Aksu – Optum… Bakarsin Umdugundan Iyi Gecer Yaz

Insallah dedigin gibi olur Sezen, dua edelim de umdugumuzdan iyi gecsin bu yaz. Hele ki secim propagandalarindan bikmis bir haldeyken bu iyi dilegin gerceklesmesini cok istiyorum.

Ilk defa Sezen Aksu’nun yeni bir albumden bu kadar gec haberim oldu. Normalde 6 ay oncesinden dedikodulari yayilir, gecikmemesi icin dua ederdik ve hep gec cikardi ama bu sefer gariptir ki zamaninda ve beklenmedik bir sekilde ortaya cikti, en azindan ben beklemiyordum. Bu ayrintilar cok da onemli degil aslinda, onemli olan su an elimde sapasaglam bir Sezen albumu bulunmasi, uzerinde kirmizi yazilarla cicek desenli “Sezen Optum” demesi ve icerisinde beni ona tekrar esik ettirecek guzellikte resimlerin bulunmasi (En begendigimi altta koydum). Sezen seni seviyorum, sana asigim, hastayim, benimle evlenir misin, ne diyim be kadin! Gok guzel cikmissin! Read more

26
Jan

En iyi/guzel TED konusmalari

“TED Talks” adi altinda yillardir yayinlanan TED konusmalari bazen zihin egzersizi icin cok faydali oluyor. Her konudaki konusmalari dinleyebilecegimiz bu videolar arasindan ben de en begendiklerimi burada paylasacagim. Cogu videonun farkli dillerde tercumesi oluyor ama yeni cikanlar tercumesi hemen yapilamadigi icin genelde sadece Ingilizce yayinlaniyor.

Read more

21
Jan

Kararan kuğu : Black Swan

siyah kuğuFilmin ana konusu ilk başlarda ergenlik problemleri gibi gözükmesine rağmen, bir süre sonra boyut değiştirip, kırdığı ayna ile kişisel bir savaşa dönüşmesi olarak algılayabiliriz. Filmin başından sonuna kadar Nina’nın bize yansıttığı tedirginlik ile beraber filmdeki karanlık sahnelerin yoğunluğu bir yandan insanı filme çekerken bir yandan iç sıkıntımızı artırıyor.
Filmde soyut ve somut kavramlar birbirine epey karışmış bir şekilde, Mulholand Drive filmini anımsattı nedense. Ve filmin tümünün aslında bir Black Swan balesine dönüştürülmeye çalışıldığını hissettim çünkü filmin başında zerafetine hayranlık duyduğumuz Nina, sonrasında izleyiciyi tahrik etmeye yöneliyor.
Filme hayran kaldığım iki sahne oldu. 1.si öpüşürken dudak ısırma sahnesi 🙂 Öyle bir sahneyi daha önce izlemedim ve bence bu filmden sonra artık öpüşürken dudağı ısırma bir metafor olarak kullanılabilecek, utangaç insanların içinde sakladıkları cinsellik duygusunu temsil edecektir.
19
Jan

Şarkılara şiirlere girmiş teknoloji

İçinde yeni çıkan teknolojik terimleri bulunduran şarkılar hep kalitesiz veya sanat değeri olmayan şarkılar olur. Öyle olmasa bile en azından insanlarda böyle bir algı olduğunu biliyorum, bende de var elbette hem de fazlasıyla. Şiirin şarkının içine girmemesi gereken kelimeler olduğuna inanırım, örneğin bilgisayar kelimesinin geçtiği bir şiir bence güzel değildir, alış veriş merkezi, tablet, twitter vs.

Read more

18
Jan

Babamı öldürdüm (I killed my papa)

I killed my motherXavier Dolan’ın 2009’da çektiği Annemi Öldürdüm (I Killed My Mother) filmini duymuşsunuzdur, Cannes Film festivalinde en çok konuşulan filmlerindendi. Genç yaştaki (19) bir adamdan hiçkimse bu kadar gerçek bir film beklemiyordu.

Filmle ilgili devam etmeyeceğim ama bu gönderiye isim verirken bana ilham kaynağı olduğu için kısaca bahsetmek istedim.

Hemen konuya girmek gerekirse babalarına aşık çocuklardan nefret ederim ve babaları gibi olmak için yarışan insanları gördükçe dünyaya aynısından ikinci insanın ne işe yarayacağını düşünür, o çocuklara karşı içten içe bir önyargı beslerim.

Read more