Skip to content

Posts from the “Sinema” Category

9
Dec

REPULSION / ROMAN POLANSKI

REPULSION / ROMAN POLANSKI

Yönetmenin apartman üçlemesinin ilk ayağını oluşturan siyah-beyaz filmi Repulsion, psikolojik gerilim türünün en başarılı filmleri arasında gösterilmekte ve tıpkı en iyi performanslar arasında gösterilen Catherine Deneuve gibi aldığı beğenileri hakketmektedir. Carol’un deliliğiyle ilgili sona sakladığı kareyle beraber, verseydi iyi olacağı ekstra ipuçları, izleyiciyi daha memnun ediyor olurdu ama yine de gerilim ile beraber merak, yalnızlık ve bezmiş duygularını iyi bir şekilde hissettirmiştir.

Henüz filmin başında izlediğimiz göz sahnesi aslında filmin garipliği hakkında ilk ipucunu veriyor; ki garip kelimesinin bu film için çok yerinde bir kullanım olduğu kanaatindeyim.

Read more

9
Dec

Sonbahar

sonbahar

Sinemanın müzikle çok yakın akraba olduğunu, bunların biribirini besleyen iki kanal olduğunu tekrar ve tekrar hatırattı. Ayrıyken belki bu kadar efektif olamazlardı ama bu iki sanat dalı bütünleşince unutulmaz bir filmin ortaya çıkışını filmi izleyerek gözlerimle gördüm… ve karşınızda “Sonbahar”…

Yusuf 12 yıl kaldığı cezaevinden birkaç ay ömrü kaldığı için salınır. Çamlıhemşin-Fırtına Vadisi’ndeki köyüne, yaşlı annesinin yanına döner. Köyün bozulan ekonomisi yüzünden sadece yaşlıların kaldığı köyde, zamanını arkadaşı Mikhail ile yaşayamadıkları gençliklerini düşünerek ve akoru bozulan tulumunu onararak geçirir. Çoğu zaman hapishanedeki yaşamının alışkanlığıyla kendini eve kapatır ve iç hesaplaşmasını yaşar.

Read more

9
Dec

Ve “Avrupa Yakası” bitti…

Her şeyden önce Avrupa Yakası’na şimdiye kadar hiç bir dizinin yapmadığı bir şeyi yaparak, diziyi doruğunda noktalayıp gönlümüzde sonsuza kadar komik, coşkulu ve kaliteli bırakarak bitirdikleri için teşekkür ediyorum. Ayrıca reytingin getirdiği şımarıklığı, para hırsını es geçip kaliteyi ön plana koyduğu için tutkulu bir izleyicisi ve hayranı olarak hepsine minnettarım. Bu kararda Aslı’nın verdiği kararı daha çok alkışlamak lazım zira yapımcılara kalırsa bu dizi de diğerleri gibi öldürünceye kadar kendini izletecekti. Yıllardır izliyorum, yıllardır gülüyorum, yıllardır mizah anlayışından faydalanıyorum, Türk komedisinde standartları belirledi ve ne ilginçtir ki dokunduğu her karakteri parlatıp, ününe ün kattı, bundan en son nasiplenen de Meyrem oldu, son 5-6 bölümde oynamasına rağmen bence artık o da üstün performansıyla parlayanlar arasında.

Read more

9
Dec

Sil Baştan – Eternal Sunshine of the Spotless Mind

Sil Baştan (2003) – Eternal Sunshine of the Spotless Mind

sil-bastan

Senaryosu beni şok derecesinde şaşırtan, kendi alanında örnek alınacak bir çok özelliğe sahip, akademinin Oscar’ıyla bereber gönüllerimizin de oscarını kazanmış efsane film. Bu filmi izledikten sonra iki ihtimal var:

Hayranlık derecesinde seversen problem yok.
Ama hiç beğenmezsen ve insanlar neden bu kadar abartıyor diye düşünürsen, üzülerek belirteyim ki bunun tek sebebi filmi anlayamamış olmaktır ve mutlaka tekrar izlenmelidir; ancak ikinci, üçüncü seferde etkisini gösterecektir.
Kate Winslet’in oyunculuğuna diyecek yok, özellikle silinme kısımlarında bunu daha da iyi anlıyoruz, rengarenk saçlar, ajan turuncusu stili vs… Ayrıca buz tutmuş göl sahnesi çoktan sinema tarihine geçmiştir bana kalırsa.

8
Dec

Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk (Love In The Time Of The Cholera – 2007) filminin kendisi kadar enfes müziklerini bu aralar sürekli dinliyorum. Shakira’nın muhteşem sesi ile, her dinlediğimde film şerit gibi geçiyor önümden.

Çoğu sözsüz müzik olan albümün 3 şarkısını Shakira bu sefer İngilizce değil İspanyolca söylüyor ve çok güzel söylüyor. Şarkılar gırtlak yapısına çok yakışmıs, merak edip anlamlarını da öğrenince daha da dinleyesim geliyor, dinleyince bırakamayacaksınız.

Beğendiğim parçalardan bazıları:

  • Hay Amores – Shakira
  • Despedida – Shakira
  • Pienso En Ti – Shakira
  • Love
  • Realejo