Skip to content

singing-sands-beach

"Gashlycrumb Tinies" Edward Gorey tarafından 1963 yılında yazılmış kitapçık niteliğinde bir sanat eseridir. İçinde her harf için bir isim ve o isim için nasıl öldüğü yazmaktadır. Örneğin A is for amy who fell down the stairs. B is for basil assaulted by bears.
Read more

girl_5

Gönlü kırık, sesine tutkal, sözlerine yalınlık karışmış doğal insan
Read more

outback

TURIST'in guzel ajani(!)

Bu hafta vizyona giren Turist filmi eminim ki sadece oyuncularina bakilarak bir çok kisinin gitme sebebi olmuş bir film. Çılgın turistimiz Johnny Depp ile yasin getirdiği olgunluğunu cesur bir sekilde ortaya kıyan Angelina ablamız var başrollerde.
Read more

Recent Articles

25
Aug

Reno’ya veda konuşması

Öncelikle bu veda konuşmasını yazılı yapmamın sebebi bunun gelenek olarak yerleşmesini ve Reno’ya veda eden insanların böyle bir hazırlık içerisine girmelerini istememeden kaynaklanıyor. Bunu enaniyet ile ilişkilendirecek kişiler olabilir ama ben bir insanın kendisinden samimi bir şekilde bahsederse, aynı zamanda bütün insanlıktan da bahsedebileceğine inanıyorum çünkü hayatın bu denli karmaşıklığına rağmen hepimizi bağlayan ortak bir kanalın alev alev parıldadığını giderayak farkediyorum. Ayrıca, kişisel bir muhasebe yapıp bunu insanlarla paylaşmanın çok faydalı olduğunu başkalarının muhasebelerini okuyarak öğrendiğim için, belki gidenlerden olarak gelenlerin eksik yaptığımızı düşündüğü noktaları bir nebze de olsa telafi etmiş olurum.

Read more

24
Feb

Lincoln (2012) – Guzellikten kopanin diger bir dunya arayisi

Lincoln MovieLincoln filminin etkisi altinda ve Daniel Day-Lewis’is bas dondurucu performansinin buyusi altinda, hafizaya kazinan bir oyunculugun bana icinde bulundugumuz dunyadan belki de sıkıldığımız icin, nasil baska dunyalar arayisini animsattigini anlatacagim. Ozellikle bu aralar henuz 1. bolumunu okudugum Orhan Pamuk’un “Saf ve Dusunceli Romanci” kitabinda bahsedilen roman sanatinin birbirleriyle celisen seylere (kitabin kurmaca oldugunu bilmemize ragmen gerceklik hissini yitirmesine kizariz) ayni anda ictenlikle inanabilme yetenegimize bagli olmasini okurken, Lincoln’u oynayan adamin bir aktor oldugunu bilmeme ragmen onun bu kadar gercekci oynamasi ve film boyunca icimde gercek olmadigina dair en ufak bir his olusturmamasi belki de “guzellik” olarak tabir edecegim kavrami, tipki kitaplardaki haliyle dusunmemi saglamistir. Bir yandan bu guzelligi gordukten sonra, guzeli gormenin ektisiyle icimde tarifini edemedigim bir cosku belirdi cunku Lewis bu rolu oynarken, ayakta dururken, elini “somwehere in between” derken havada suzerken, bakislari kararip uzaklara dalarken, yururken, komik hikayeleri anlatirken, oglunu severken o kadar guzel gozukuyordu ki onu izlerken gozlerimi alamadim.

 

Daha sonraki etkilerine gelecek olursak, icimdeki cosku siddetini hafifletmeye ve yerini tek gecelik bir depresyon olarak ozetle ifade edebilecegim, dunyadan gecici bir bikkinlik hissine birakti cunku icinde bulundugum dunya bu kadar guzel degildi cunku aslinda ben daha guzel dunyalar bulabilme hevesiyle bu filmi izliyormusum ve aslinda bu hedefime dair ufak bir ipucu bulmam beni bu kadar etkilemis.

Bu kadar abartiyla bahsettigim performansin ne kadar iyi oldugunu herkes izleyerek karar verebilir elbette ama bir kitabi okurken, bir filmi izlerken sanki bir zamanlar o “guzel” diyarda idik ve su an onun arayisi icerisindeyiz iddiasi zannimca hep gecerli bir haldir. Performansi mumkun ve goze carpan kilan diger etkenleri de unutmamak gerekiyor tabiki, ornegin filmde isigin kullanimi buna dogrudan etki eden faktorlerden biri. Karisiyla odada yaptigi konusmalar, masa basindaki toplantilar ve o sikintili ortami anlatabilmek icin mavi-grimsi bir filtre o atmosferi, Lewis’ten etkilenmeyi dogrudan etkileyen faktorler.

16
Dec

Iste ben de boyle bir hal icindeyim!

Dua ediyorum, umarim bu ulkemizdeki felaketin baslangicini isaret eden bir olay degildir: http://www.taraf.com.tr/ahmet-altan/makale-son-yazi.htm Read more

4
Nov

Ruby Sparks (2012) – Yalnizligin farkli bir boyutu

Filmle ilgili ozet bilgiyi suradan okuyabilirsiniz, ben de bu yaziyi okuyup, izleyeyim dedim.

Linkini verdigim elestiriden de anlasilacagi uzere, filmdeki yazarimiz hayal ettigi ve kitabinda yazdigi kiz arkadasi gercek hayatinda gormeye baslar ve kitapta kiz arkadasinin karakterini degistirince, ayni zamanda gercek hayattakinin karakteri de degismis oluyor. Film romantik-komedi kategorisinde ve bayagi eglenceli kisimlari var.

Fakat ben filmi izlerken daha cok yalnizlik temasinin vurgulandigini gordum, ozellikle daha ta en basta erkek kardesinin, “Senin hic arkadasin yok” demesi; Ruby geldikten sonra da benzer bir cumlenin soylenmesi; herkes annesinin evinde cok eglenirken kendisinin kulubede yalniz kitap okumasi ornek olarak gosterilebilir. Ki annesinin gelip orada “Bir sorun yok degil mi”, diye sormasi belki de sanatcinin kendini kalabalikta yalniz hissetmesi duygusunu daha da gozumuze sokmasi olarak algilanabilir.

Read more

27
Sep
benim-adim-kirmizi

Benim Adim Kirmizi

Bu şahane kitaba eleştiri yazmayı kendimi borç bilirim.

“Bu dünyanın güzelliği ve sırrı ancak ona sevgiyle gösterilen dikkat, ilgi ve şefkatle ortaya çıkar”

“Sen hic at resmi gordun mu?”

“Biz Ademogullari, vicdanimiz ve aklimizla bir seyin cirkin ve yanlis oldugunu bilmemeize ragmen o seyden cok zevk de alabiliriz”

 

Kafamdan bu kitabi gecirdigimde sahneler kenarlardan ortaya dogru hizlica hareket edip, sonunda rengarenk bir filmi, biraz tozlu, huzunlu kahverengi tonlarinda cevirmeye basliyor. Bir yandan Kara’nin o ne kadar yaslanirsa yaslansin evrenin sirrini kavramasina engel olan mongol, derinliksiz, ezbere bakis acisi ama ayni zamanda kalbi hassas, askla dolu halleri; bir yandan Sekure’nin edepsiz ama bir o kadar evcil, cocuklarina asik, disaridan sert gozuken halbuki icinde yarali ve deli gibi kararsiz durumlari aklima geliyor.
Kitap incremental bir sekilde ileriliyor, zeminini hazirlamadigi veya oncesinden bilinmesi gereken bilgileri cok iyi bir sekilde okuyucuya yediriyor ve bu sayede sonraki bolumlerin de tipki ilk bolumler gibi harikaliktaki devamliligini surduruyor. O yuzden cok guzel bir kitap diyoruz zaten: gerekli altyapiyi sagladiktan sonra anlatmak istedigi dusunceyi veriyor ve her bolumde daha fazla ilgimizi cekiyor.

3 usta nakkasin, Kelebek, Leylek, Zeytinin anlattigi 3er hikaye belki de butun kitabin ozeti olarak gosterilebilir; zira Kelebek, Uslup ve Imza ilgili, Leylek, Nakis ve Zaman, Zeytin de Korluk ve Hafiza uzerine ucer hikaye anlatiyor… Bilmiyorum bu hikayeleri kac sefer ardarda okudugumu ama hala okumaya doyamiyorum. Ayrica bana kalirsa anlasilirlik acisindan da cok dogru bir sira takip edilmis ve anlasilmasi en zor konu oan Korluk ve Hafiza’yi Zaytin’e anlattirarak, onu benim gozumden digerlerinden farkli olmasini ve de ondan suphelenmemi saglamistir.

Read more